Ana içeriğe atla

Yıkıcı Tartışmalardan Kaçınmanın10 Yolu

       Yıkıcı Tartışmalardan Kaçınmanın 10 Yolu

Barton Goldsmith, Ph.D

Çeviren: Klinik Psikolog İclal Eskioğlu Aydın

Her çift tartışır. Bazıları açıktan açığa birbirine bağırarak tartışırken; bazıları da ilişki ve iletişim kurmayı reddeder. Yöntemleri ne olursa olsun, sonuç aynıdır - duyguların incinmesi ve düş kırıklığı. Yapıcı bir şekilde tartışmanız için bazı ipuçlarım var; eğer doğru bir şekilde uygulanırsa, gelişme ve problemlerin çözümü için bir yol olabilir. 

Man and Woman Sitting on Sidewalk


1. Kızgınlığın kendisinin tahripkâr bir duygu olmadığını bilmek gerekir. Kızgınlıkla öfke arasında muazzam bir fark vardır. Bir kişi kızdığı zaman duygularını ifade etme ihtiyacı duyar, bir şeyleri ya da ilişkileri bozmaz - ki bu türlü bir davranış öfkedir. 

2. Sinirlenmeden önce duygularınızı ifade edin. Siz veya eşiniz olaya olduğu gibi yaklaşabilirse ve güvenli bir şekilde çözmeye çalışırsa, olay tartışma noktasına gelmeyebilir. Bazen bazı şeyler sadece ifade edilmeye ihtiyaç duyar ve eğer eşiniz sizin nasıl hissettiğinizi anlarsa, birçok tartışma önlenebilir. 

3. Sesinizi yükseltmeyin. Kırılmış duygularınız veya farklılıklarınızla ilgili meselelerin bir fısıltıyla çözülebilmesi oldukça şaşırtıcıdır. Birbirine bağıran eşlere sadece bir fısıltıyla iletişim kurmalarını tavsiye ederim ve böylece ilişkilerindeki kızgınlık faktörünü büyük ölçüde azaltmış olurlar. 

4. İlişkinizi tehdit etmeyin ve her tartışmayı ilişkinize karşı bir tehdit olarak algılamayın. Bu tarz duygusal şantajlarla karşıdaki panik ya da kaçış moduna girer. Siz ayrılmak istediğinizi söylerken, karşınızdaki yeni bir eş bulmak için planlar yapıyor olabilir. Bunun yanı sıra karşınızdaki kişi ailesini kaybetmek fikriyle öylesine yıkılmıştır ki şiddetli bir depresyon yaşayabilir ve bu sizi sonuca götürmez. 

5. Problemlerinizi biriktirmeyin. Biriktirdiğiniz takdirde, eski problemleriniz mevcut probleminizin çözümünü engelleyecektir. İlk önce mevcut meselenizin üstesinden gelin ve eğer gerçekten geçmişteki problemlerle ilgili karmaşık duygularınız varsa başka bir zaman onlarla ilgili konuşun. 

6. Kızgınlığınızı bastırmayın. Eğer hissettiklerinizi uzun bir sure içinize atarsanız, bir gün bu duygularınız patlak verir ve pişman olacağınız şeyler söylersiniz ya da yaparsınız. Kızgınlık sevgiyi azaltmaz; sevdiğiniz kişilere kızmanız normaldir. Aslında sevdiğimiz kişiler bizi en çok üzenlerdir; çünkü onlar en çok sevdiğimiz kişilerdir. 

7. Problemlerinizi kızmadan çözebileceğiniz yöntemler üretin. Konuşmanıza her biriniz beşer dakika boyunca duygularınızı ifade ederek başlayın; sonra yirmi dakikalık bir ara verip meseleleri düşünün ve geri gelip on dakika problemin çözümü için en iyi yolun ne olduğu hakkında müzakere edin. Ayrıca, problemin hemen çözülememesinin de normal olduğunu bilin.

8. İstismara asla müsaade edilmemelidir. İstismar sözlü saldırıyı ve kapıları çarpmak, tabakları kırmak veya dayak gibi şiddet çeşitlerini içerir. Eğer tartışmalarınız istismar düzeyine ulaşırsa, evden ayrılmanız gerekir. Şayet eşlerden biri kaba kuvvete başvurursa polis raporu tutulması ve bir terapistten randevu alınması zorunludur. 

9. Her şeye reaksiyonda bulunmayın. Unutmayın ki aldırış etmemek de bir dikkattir. Eğer eşiniz sizi bir tartışmaya çekmek istiyorsa, uzak durun. Bazı insanlar hakikaten tartışmayı severler; çünkü bu durum onlara geçici bir güç duygusu ve haz verir. Bu kişilerin ilgiye olan ihtiyaçları içinde sıkışıp kalmayın. 

10. Vücudunuzu dinleyin. Kızdığınız zaman vücudunuzda, kendinize, eşinize ve ilişkinize zarar verici şekilde davranmanıza sebep olabilecek bazı kimyasallar salgılanır. Duygularınızı anlamayı ve kızgınlık sürecinin sizi fiziksel ve duygusal olarak nasıl etkilediğini öğrenin. 

Araştırmalar gösteriyor ki, zamanlarının %20'sinden fazlasını tartışarak geçiren çiftler büyük bir ihtimalle ilişkilerini devam ettiremiyorlar. Ümit ederim bu ipuçları tartışmalarınızı kontrol altına almanıza ve tartışmalarınızın şiddetini düşürmenize yardımcı olur. Eğer bu ipuçları size yardımcı olmazsa ve ilişkinizi korumak istiyorsanız nitelikli bir evlilik terapisti bulmalısınız. 

Not: Bu yazı ilk olarak www.kemalsayar.com web sitesinde yayınlanmıştır.

Yorumlar

  1. Teşekkürler tam da çıkış yolu ararken sizin yazıya denk geldim deniycem bunları işe yaricagindan eminim MANTIKLI.

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Yazınız çok güzel olmuş hocam. Ellerinize sağlık. Makalede çok güzel yerlere değinmişsiniz. Depresyon nedir konuma bakmanızı isterim hocam. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaygı Yazı Dizisi / Kaygıyı Tanıyalım

Kaygı, tehdit olarak algılanan durumlara karşı duyulan bir sıkıntı ve korku halidir. Tehlikeli olduğu varsayılan belirli durumlarda kişide bedensel, zihinsel, davranışsal, duygusal değişiklikler olduğu görülür. Kaygılı bireylerde gözlemlenen en belirgin belirtiler arasında, huzursuzluk, endişe, korku ve panik hali, kaygının artacağı düşünülen durumlardan kaçınma davranışı, dikkat dağınıklığı, kontrolsüzlük hissi, delirme korkusu, kötü bir şey olacak düşüncesi, fiziksel olarak zarar görme korkusu vardır. Bunların yanı sıra kaygı esnasında kişide kalp çarpıntısı, nefes darlığı, boğulma hissi, kas gerginliği, mide rahatsızlıkları, göğüste sıkışma, cinsel isteksizlik, terleme, titreme, baş dönmesi, bayılma hissi gibi bedensel belirtiler ortaya çıkar. Kaygı Gerçekten Bir Problem mi? Kaygı aslında en temel duygularımızdan bir tanesidir ve kaygının bizi korumaya yönelik bir işlevi vardır. Bu nedenle kaygıyı tamamen zararlı, def edilmesi gereken, kurtulunması gereken, kaçınılaca...

Kaygı Yazı Dizisi / Kaygıyla Nasıl Baş Edebilirim?

Kaygı yazı dizisinin üçüncüsünde kaygı ile baş etme yollarından bahsedeceğim. Daha önceki yazılarda kaygının doğası ve nedenleri ile ilgili bilgi vermeye gayret etmiştim. Kaygı ile başa çıkmanın ilk adımı kaygıyı tanımaktan, doğasını bilmekten geçer. Kaygının gerekli ve hayati mi yoksa hayatı sabote eden bir şekilde mi ortaya çıktığını ancak kaygının işlevini ve doğasını bildiğimizde anlayabiliriz (Bakınız: Kaygıyla Yazı Dizisi /Kaygıyı Tanıyalım). Kaygıyı tanıdığımızda kaygının tamamen yok edilmesi, def edilmesi gereken bir duygu olmadığını, hayati bir işlevi olduğunu, bizi koruduğunu, bizi motive ettiğini biliriz. Dolayısıyla “kaygı” ile kurmak istediğimiz ilişkiyi daha net ve gerçekçi bir şekilde belirleyebiliriz. Kaygının Etkilerini Bilmek Kaygının doğasını tanıdıktan sonra kaygının hayatınız üzerindeki etkileri ile ilgili kısa bir değerlendirme yapmanız, kaygının hayatınızı ne düzeyde ele geçirdiğini fark etmenizi sağlayacaktır. Bu noktada kendinize sorabileceğini...

Amaç

Merhaba, Ben Klinik Psikolog İclal Eskioğlu Aydın. Sadece Psikoloji (Üsküdar) ve Nişantaşı Psikoloji (Nişantaşı) de çalışıyorum. Yetişkin ve Ergenler ile Bireysel Terapiler ve Çift Terapisi yapıyorum. Psikoloji Sayfası'nda psikolojiye dair çeşitli konularla ilgili bilgi vermeye ve deneyimlerime dayanarak kendi bakış açımdan güncel konuları değerlendirmeye çalışıyorum. Umarım faydalı olur ve merak ettiklerinize bir cevap olur. Merak ettikleriniz için ve/veya randevu için iletişime geçebilirsiniz. Telefon numaram: 0535 374 62 85 İyi günler dilerim. Uzman Klinik Psikolog İclal Eskioğlu Aydın