Ana içeriğe atla

Amaç

Merhaba,
Ben Klinik Psikolog İclal Eskioğlu Aydın. Sadece Psikoloji (Üsküdar) ve Nişantaşı Psikoloji (Nişantaşı) de çalışıyorum. Yetişkin ve Ergenler ile Bireysel Terapiler ve Çift Terapisi yapıyorum. Psikoloji Sayfası'nda psikolojiye dair çeşitli konularla ilgili bilgi vermeye ve deneyimlerime dayanarak kendi bakış açımdan güncel konuları değerlendirmeye çalışıyorum. Umarım faydalı olur ve merak ettiklerinize bir cevap olur.

Merak ettikleriniz için ve/veya randevu için iletişime geçebilirsiniz. Telefon numaram: 0535 374 62 85
İyi günler dilerim.
Uzman Klinik Psikolog
İclal Eskioğlu Aydın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaygı Yazı Dizisi / Kaygıyla Nasıl Baş Edebilirim?

Kaygı yazı dizisinin üçüncüsünde kaygı ile baş etme yollarından bahsedeceğim. Daha önceki yazılarda kaygının doğası ve nedenleri ile ilgili bilgi vermeye gayret etmiştim. Kaygı ile başa çıkmanın ilk adımı kaygıyı tanımaktan, doğasını bilmekten geçer. Kaygının gerekli ve hayati mi yoksa hayatı sabote eden bir şekilde mi ortaya çıktığını ancak kaygının işlevini ve doğasını bildiğimizde anlayabiliriz (Bakınız: Kaygıyla Yazı Dizisi /Kaygıyı Tanıyalım). Kaygıyı tanıdığımızda kaygının tamamen yok edilmesi, def edilmesi gereken bir duygu olmadığını, hayati bir işlevi olduğunu, bizi koruduğunu, bizi motive ettiğini biliriz. Dolayısıyla “kaygı” ile kurmak istediğimiz ilişkiyi daha net ve gerçekçi bir şekilde belirleyebiliriz. Kaygının Etkilerini Bilmek Kaygının doğasını tanıdıktan sonra kaygının hayatınız üzerindeki etkileri ile ilgili kısa bir değerlendirme yapmanız, kaygının hayatınızı ne düzeyde ele geçirdiğini fark etmenizi sağlayacaktır. Bu noktada kendinize sorabileceğini...

Kaygı Yazı Dizisi / 'Neden Kaygılıyım?'

Kaygı yazı dizisinin ikinci yazısında, kaygının nedenlerinden genel olarak bahsedeceğim; ardından bu nedenlerden değiştirilebilir olanlarını daha detaylı anlatacağım. Kaygının nedenlerinden bahsetmeden önce kaygının dünyadaki görülme sıklığı hakkında bilgi vermek isterim. Amerika’da yapılan araştırmalara göre, yetişkinlerin %28.8’i hayat boyu kaygı bozukluğu yaşamaktadır. Kaygı bozukluğu olan kişilerin %22.8’i “şiddetli” derecede kaygı yaşamaktadır. Ayrıca kaygının cinsiyete göre farklılaştığı görülmüştür. Bulgulara göre, kadınların erkeklere göre hayatları boyunca kaygı bozukluğu yaşama ihtimali %60 daha yüksektir. Kaygı bozukluklarının ortalama başlangıç yaşının 11 olduğu görülmüştür. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün 1990-2013 yılları arasındaki ölçümlerine göre, depresyon ve/veya kaygı bozukluklarından muzdarip kişilerin oranı neredeyse %50 oranında (416 milyondan 615 milyona) yükselmiştir. Bu rahatsızlıklar dünya nüfusunun neredeyse %10’unu etkilemektedir. Yukarıdaki istat...

Terapiye Gitmek

Psikologa veya terapiye gitmek önceleri “ben deli miyim?” gibi bir düşünce ile özdeşleşmekte idi. Bu yafta pek yaygın olduğundan insanlar terapiye gitse dahi kimse terapiye gittiğini dillendirmezdi. Bu, saklanması gereken bir durum gibi görünürdü. Son dönemlerde ise bu fikir oldukça değişti. Yerine “herkes yardım alabilir” ifadesi baskın olmaya başladı. Peki işin aslı nedir? Yardım almak ne demektir? Yardım almak zayıflık mıdır? Hangi durumlarda yardım alınmalı? Kimlere başvurulmalı? Yardım almak zayıflık mıdır? Toplum içerisinde belirli düşüncelerin baskın hale gelmesi belirli söylemlerle mümkün olmaktadır. Mesela “Yardım almak zayıflıktır” gibi bir söylem toplumda yaygın hale geldiğinde insanlar zor zamanlar yaşadıklarında terapi seçeneğini gözden geçirmezler ve yükleri ne kadar ağır olursa olsun kendileri kaldırmaya çalışırlar. Halbuki “Herkes yardım alabilir” gibi söylemler toplumda hakim olduğunda insanlar ne yaşadıkları problemlerden ne de yardım almaktan utanç duyarlar...